EL VE AYAKLARIN SIRLI DÜNYASI : REFLEKSOLOJİ !!

                      

 
 
El ve Ayakların Sırlı Dünyası: Refleksoloji
Ender AK


Hergün yüzlerce farklı hareketi ardı ardına yapan, her türlü âleti uygun şekilde kullanan ellerimizin, sadece yaptığı hareketlere ve işimize ne kadar yaradığına bakarız. Keza, bıkıp usanmadan bir ömür boyu bizi üzerinde taşıyan ve her istediğimiz yere gitmemizi sağlayan ayaklarımızı da çok fazla önemsemeyiz veya fazla ağrımadıkları müddetçe de dikkatimizi çekmezler.

İnsan vücudunu kâinatın bir fihristi hükmünde yaratan ve mucizevî sanatlarla donatan Rabbimiz, bu muhteşem makinenin hiçbir noktasını hikmetsiz ve abes olarak bırakmamıştır. Tıp ilmi yeni keşiflerle ilerleyip geliştikçe hiç aklımıza gelmeyen ve tahmin edemeyeceğimiz güzellikleri müşahede edeceğiz.

Alternatif tıp veya tamamlayıcı tıp olarak gündeme gelen, bazısı çok çok eskilere dayanan modern tıbbın dışındaki tedavi metodları gün geçtikçe önemini artırmaya ve daha fazla dikkatleri çekmeye başlamıştır.

Akupunktur gibi binlerce yıllık mazisi olan ve ciddi neticeler veren teknikler yanında, henüz tam olarak kendini ispatlayamamış olan teknikler hattâ tamamen hurafeye dayanan uydurma metodlar da vardır. El ve ayakların belli bölgelerini sıkarak masaj yapmaya dayanan Refleks Bölgeleri Masajı da üzerinde tartışılan ve geçerliliğini zaman içinde ortaya koyabilecek istikbal vaad eden bir teknik olarak görülmektedir.

Refleks Bölgeleri Masajı Nedir?

Lugat mânâsıyla, “organizmanın dıştan uyarılara karşı irade dışı tepkisi” veya “yansıması” demek olan refleks, vücudumuzun karşı karşıya kaldığı ani durumlarda beyinden iradî bir emir beklemeden yapacağı bir hareketle kendini savunmasıdır. Meselâ, ayağımıza batan dikeni hisseder hissetmez hemen kaldırmamız gibi... Peki nedir o zaman refleks bölgeleri masajı? Ellerimizin ve ayaklarımızın vücudumuzun küçük bir aynası olarak kabul edildiği bu metodda, refleks bölgeleri olarak görülen yerlere masaj uygulanmasına dayanan bir tekniktir.

Refleksoloji olarak da tanımlanan refleks bölgeleri masajı, bütün hücre ve dokuları içine alacak şekilde, organlar arasında enerji ve canlılık kazandıran bir bioenerjinin sağlıklı deveranıdır. Bu enerji akımının önü kesildiği taktirde, vücudun her bir bölgesine aksi tesiri olur. Refleksoloji çalışanların iddiasına göre vücudun bioenerjisi bozulunca hastalıklar ortaya çıkmakta veya hastalık yapıcı faktörler bioenerji kanallarını bozarak hastalığı ortaya çıkarmaktadır. Onun için bu metodda önce eller ve ayaklardaki enerji blokajının kesinlikle uyarılması gerekmektedir. Bazı maddeler –belli noktalarda yığılıp biriken “kristalleşmiş çökeltiler” olarak da adlandırılan– bioenerjinin dağılmasını engellemektedir. Bu bölgeler temas ve masaj teknikleriyle uyarılırken ağrı ile kendini belli eder. Bu bölgelere parmakla dokunarak, enerji akımını engelleyen noktaların tesbiti mümkün görülmektedir.

Refleks bölgeleri masajında öğrenilmesi gereken basma ve masaj tekniklerinin gâyesi bu enerji blokajını kırmak ve kristalleşmiş çökeltileri ortadan kaldırmaktır. Refleks bölgeleri masajıyla uyarılan kan dolaşımı ve lenf sistemi vasıtasıyla zehirli maddelerin atılımı; kısacası vücudun kendini tedavi edebilmesi kolaylaştır. Bedenî rahatsızlıkların yanı sıra stres, gerginlik, tansiyon ve yorgunluk gibi ruhî rahatsızlıklarda da aynı metotlar kullanılır.

Refleksolojinin Doğuşu

Kimi kaynaklara göre 5.000 yıl, bazılarına göre ise 12.000 yıl öncesine dayanan bir tedavi metodudur. Zonentherapie (Bölge Tedavisi) adlı kitabında Amerikalı Kulak–Burun–Boğaz uzmanı William Fitzgerald, bu metodun 5.000 yıl öncesinde Hindistan ve Çin’de tanındığını, ancak 12.000 yıllık bir tarihî geçmişleri olan İnkaların da bu metodu uyguladıklarını yazar. İnkalar bu tedavi metodunu Kuzey Amerika’daki Kızılderililere de öğretmişler ve onlar da hâlâ aynı metotla tedavilere devam etmektedirler. W. Fitzgerald buna “bölge tedavisi” adını verdi ve akupunktur ile birlikte kullandı. Fitzgerald, vücudun bazı bölgelerine sıkıca bastırıldığında veya masaj yapıldığında oldukça uzakta olan diğer bölgelerde müsbet tesirler ortaya çıktığını keşfetti.

Bu bilimin Batı’daki en büyük destekçisi, Fitzgerald’ın öğrettiklerini 1930’larda geliştirip yalnızca ayak bölgesinde yoğunlaştıran Amerikalı Eunica D. Ingham’dır. Günümüzde ABD başta olmak üzere İngiltere, Belçika ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde okullar açılmıştır. Floransalı heykeltraş Benvenuto Cellini (1500–1571), el ve ayak parmaklarına uyguladığı sıkı ve sabırlı masajlarla ağrı nöbetlerini yenmiştir. ABD eski başkanı James Abram Garfield (1831–1881)’de ayağının belli bir noktasına tatbik ettirdiği masajla, müzmin ağrılarından kurtulmuştur.

Refleks Bölgelerinde Enerji Dilimleri

Fitzgerald, üniversite hastanesinde bu tedavi tekniğini hastaları üzerinde uygular. Ayağın belli yerlerine elle yumuşak bastırma yoluyla masaj yaptığında vücudun belli başlı bölgelerinde rahatlama ve gevşeme olduğunu fark eder. Bu konudaki uygulamalı araştırmalarının neticesinde, her defasında birbirleriyle sıkı bağlantılı bir şekilde, sol ve sağ kısmından beşer dilim olmak üzere, bedeni dikey olarak on enerji bölgesine ayırır. Dilimlere ayırmanın odak noktası başın tam orta noktasından göbek hizasında aşağıya doğru belirlenmiştir. Bu enerji bölgesi dilimleri ayak tabanı ve avuç içlerinde son bulur.

İlk enerji bölgesi dilimi başparmaktan başlar, oradan kollar üzerinden yukarıya doğru omuzlara, boyun bölgesine ve beynin içine kadar ve buradan da tekrar bedenden aşağıya doğru iner ve ayak başparmağında son bulur. İkinci enerji bölgesi dilimi işaret parmağından başlar, oradan kollar üzerinden omuzlara, boyuna ve beynin iç bölgesine kadar ve buradan da tekrar bedenden aşağıya inerek, ikinci ayak parmağında son bulur. Üçüncü enerji bölgesi dilimi orta parmaktan başlar, oradan kollar üzerinden omuzlara, boyuna ve beynin iç bölgesine kadar ve buradan da tekrar bedenden aşağıya inerek, üçüncü ayak parmağında son bulur. Dördüncü enerji bölgesi dilimi yüzük parmağından başlar, oradan kollar üzerinden omuzlara, boyuna ve beynin iç bölgesine kadar ve buradan da tekrar bedenden aşağıya inerek, dördüncü ayak parmağında son bulur. Beşinci enerji bölgesi dilimi serçe parmaktan başlar, oradan kollar üzerinden omuzlara, boyuna ve beynin iç bölgesine kadar ve buradan da tekrar bedenden aşağıya inerek, küçük ayak parmağında son bulur.

Refleks Bölgelerine Masaj Nasıl Uygulanır?

Vücuttaki on ayrı enerji dilimleri baştaki başlangıç noktasından başlayarak, ayak tabanları ve el parmakları arasında devr–i daim eder. Bu enerji akımı, “bölgeler” adı verilen dikey dilimler şeklinde akar. İşte bu bölgelerde vücudun bütün organ ve kasları yer almaktadır.

1970 yılında Hanne Marquardt, insan vücudundaki dikey enerji dilimlerine ek olarak bir de yatay olarak üç enerji dilimini keşfetti. Bu, vücudu yatay şeklide bölen üç yardımcı enerji dilimleriydi. Hem vücut hem de ayaklardaki bu üç enerji dilimleri birbirleriyle uyuşuyor. Böylece özellikle ayaklardaki refleks noktalarını bulmak daha da kolaylaştı. Ayaklarda onu dikey, onu da yatay olmak üzere detaylı bölgeler elde edildi ki, bu şekilde çeşitli refleks noktaları daha belirgin ve sıhhatli tespit edilebilir. İstisnaî bir anatomiye sahip ellerde ise sadece bir yatay enerji dilimi mevcuttur.

Enerji dilimlerinden geçen enerji akımı, belli noktalarda birikiyorsa, buralarda enerji yüklenmesi veya enerji blokajı meydana gelir. Ne yazık ki bu blokajlar, vücuttaki hayat enerjisinin serbestçe dolaşan enerji akımını kesintiye uğratarak, menfi tesir eder ve tabiatıyla organizmada ağrılar, rahatsızlıklar, hastalıklar ve diğer arızaların doğmasına yol açarlar. Belirli masaj ve basma tekniklerinin ayaklardaki refleks noktalara sabır ve inançla uygulanmasıyla, buradaki enerji blokajı rahatça bertaraf edilir ve enerji akımı yeniden sağlıklı bir şekilde başlar ve vücuttaki ahenk yeniden tesis olunur.

Enerji blokajlarının pek çok sebebi vardır: Stres, sağlıksız beslenme, karamsarlık, hayal kırıklığı, tabiî afetler, boşanma veya sevdiğinden ayrılma, vs gibi. Bu psikolojik arızalar zamanla organları olumsuz bir şekilde tesiri altına alır. Bu temel arızaların sağlıklı ve kısa zamanda bertaraf edilebilmesi için öncelikle kaynağının belirlenmesi şarttır. Refleks bölgeleri masajı genel bir tedavi metodu olduğundan, tedavi edilecek kişiyle hem konuşulur hem de masaj teknikleri bu konuşmanın seyri dahilinde uygulanır. Sadece konuşma yoluyla sağlıklı bir tedaviye ulaşılamadığı bir gerçektir. Arızanın ana kaynağı şuuraltının derinliğinde kapalı kalır. Kimi zaman da kişi kendini, iç dünyasındaki çatışmalara çözüm bulmaya hazır hissetmediğinden, rahatsızlığının, sıkıntısının ana kaynağına inmek ve bahsetmek istemez. Ancak, bunların neticesinde oluşan enerji blokajları, zaman kaybetmeden bertaraf edilmesi gereken ciddi engellerdir. Vücuttaki arızanın ana kaynağına inmekte gecikildikçe, bu enerji blokajı artmaya ve katlamaya devam edecektir.

Refleks bölgeleri tedavisinde gâye enerji blokajlarını yok edip, enerji akışının normal ahengine girmesine sağlamaktır. Bunun için tabiî ki anatomi bilgisi çok önemlidir.

Basma Teknikleri Hakkında

Masaj tekniklerini öncelikle kendi el ve ayaklarınızda uygulamanız tavsiye edilir.

Refleks bölgeleri masajı uygulaması için toplam beş basma tekniği vardır: Başparmak hareketi, parmak hareketi, ovma hareketi, sıvazlama hareketi ve sıkma hareketi.

Bu hareketler hem ellere hem de ayaklara aynı şekilde tatbik edilir. Önemli olan bu tekniğin kime nasıl uygulanacağıdır. Kişinin fizikî yapısı, yaşı ve o andaki sağlık durumu göz önünde bulundurulur. Meselâ iri yapılı bir insana daha kuvvetli, zayıf, yaşlı ve çocuklara ise, normal şekilde basarak masaj yapılır. Tedavi, başparmak veya başka bir parmağın kenarıyla basınç uygulanarak saat yönünde döndürülmesinden oluşur. Bu basınç genellikle oldukça derindir, ama acı verici olmak zorunda değildir. İyi bir refleksolog kısa, acısız seansların tekrarlanmasını, bütün hastalığın bir tek acı verici seans tedavisine tercih eder. Her seans 10 dakikadan 30 dakikaya kadar sürer ve birkaç seansa ihtiyaç olabilir. Hatta sık sık şikâyetler bir tek seanstan sonra ortadan kalkar.

Modern tıp tarafından iyi bilinir ki, iç organlar vücut yüzeyinde deri bölgeleriyle temsil edilirler ve bu deri bölgeleri, bu organlar ile aynı sinirleri paylaşırlar. Meselâ diyaframa tesir eden bir durum omuz başında acıya sebep olur, çünkü her ikisi de aynı siniri paylaşırlar. Bir organı temsil eden deri bölgesini uyararak, bu organ üzerinde fizyolojik bir tesir hasıl edilebilir ve hayvanlar üzerinde yapılan birçok deney bunun böyle olduğunu ispatlamıştır.

Vücud organlarımız büyük çoğunlukla simetrik olduğundan her iki ayakta ve elde aynı bölgeler mevcuttur. Ancak kalbin solda oluşu, midenin eşit olmayan bir şekilde sol ve sağ taraflara kayması, körbağırsağın ve karaciğerin sağda oluşuna göre bunlara tekabül eden masaj bölgeleri de sağ ve sol ayaklarda farklı yerlerdedir.

Şimdi muhatabınızın vücudunda ağrıyan ve hasta olduğunu söylediği organın ayaktaki ve eldeki karşılığını bulup buraya saat istikametinde masaj yapmaya başlayın. Ağrıyan taraf vücudun sol kısmındaysa sol ayağa ve ele, sağ taraftaysa o tarafın el ve ayağına masaj yapacaksınız. Denemenin bir zararı yok, şifa Allah’tan. Ancak yine de ciddi hastalıklara karşı dikkatli olmak ve doktora görülmeyi ihmal etmemek gerekir. Bu metodlar kesin olarak ispatlanıncaya kadar her şeyimizle tamamen bağlanmak ve hastahanelerde devam eden tedavimizi kesmemiz doğru değildir. Zaten bir kısım hekimler bu tekniklere “Alternatif Tıp” yerine “Komplementer Tıp” yani “Tamamlayıcı Tıp” adını vermektedirler. Dolayısıyla normal tıbbî tedavi yapılırken, ilâve olarak yapılması tavsiye edilmektedir. Bununla beraber yan tesiri ve bir riski olmadığı için boş zamanlarımızda denemenin bir mahzuru yoktur. Madem ki, bu hususta bazı ip uçları vardır ve Allah hiçbir şeyi abes ve boş yaratmamıştır, niçin denemeyelim? Bir zamanlar akupunktur da aynı durumdaydı, fakat bugün artık modern tıp tarafından da kabul edilir olmuştur. İleride bu bioenerji kanalları ve kanalların nasıl bloke olduğu da daha açık deneylerle ispatlanabilir.

Bazı insanların bioenerjilerini yoğunlaştırarak ve kendini bütün benliği ile vererek sevdiği insana karşı yaptığı masajın çok daha tesirli olduğu tesbit edilmiştir. Masaj yapılan kişinin buna inanması ise tesiri daha da artırmaktadır.

Dikkat! Eğer el ve ayağın yüzey kısmında damarlar çok belirgin kabarık duruyorlarsa, o vakit çok yavaş ve yumuşak basılarak, masaj yapılmalıdır. Yoksa aksi taktirde hematom vakasına (damar zedelenmesi sebebiyle oluşan iç kanama neticesindeki morarma) yol açılmış olur.

 

Yazı hakkındaki yorumlar.
Hatice özkan    14 02 2006, 23:20 1

bu aralar refloksoloji çok ilgimi çekiyor serabral palsili kızım var bazen ayagına uygulayıp ondan sonra fizik hareketini yaptıgım zaman hiç direnmiyor birde bilinçli yapabilsem diye düşünüyorum yazı ise aydınlatıcı ve güzel
 
 
 
 
 
 

                                        

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !